Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Benim güzel bilinçaltım

Resim
Önce gaza bastım, ardı ardına geçtim arabaları... Motorun sesini duyarken kahkaha atıyordum. Hatırlıyorum... Sonra koştum, beyaz bir şort ve siyah bir tişört vardı üzerimde. Hızlandıkça hızlandım, eski benmişim gibi. Koştum koştum. Hatırlıyorum. Ardından bıraktım kendimi havaya. Yer çekiminden kurtuldum. Nasıl olsa eskisinden daha hafiftim. Havada 360 derece döndüm. Sonra yavaşça kondum yere. Muytluydum. Hatırlıyorum. Benim güzel bilinçaltım. Ne zaman bunalsam imdadıma yetişir. Bir tür savunma mekanizması sanırım. İç sıkıntısı, çözümsüzlük ve hayal kırıklığının ardından yorgun bir beden ve zihinle başımı yastığa koyduğumda, yatağın altında bekleyen hınzır, sevimli bir canavar düşlerimde sahneye çıkıyor. Öyle şeyler gösteriyor ki aslında sembollerle fısıldıyor bana. "Hey tamam, üzülme artık. Bak yağmur yağacak yakında, ileride her şey güzel olmasa da en azından bundan iyi olabilir. Şimdi lütfen sana gösterdiklerimin tadını çıkar." Geçici bil...

DMT ve Işık Getiren

Resim
İstanbul’un dünyadaki diğer şehirlerden en büyük farkı simetriyi ve şekilsizliği içinde barındırmasıdır. İki kıtayı birleştiren, adalara, boğaza, surlara ve görkemli bir tarihe sahip olan kent sanki şekilsiz sokakları, farklı renklerdeki evleri ve değişik insan tipleriyle kendini yalanlar. O da bu ilginç kentin biçimsiz sokaklarından birinde oturuyordu.  Oturduğu ev İstiklal Caddesi’ne oldukça yakındı. Evlerin her biri farklı renklerde ve büyüklükteydi. Bu durum hep dikkatini çekerdi. Ona göre İstanbul cenneti ve cehennemi iç içe barındırıyordu. Tıpkı aklı gibi… Birkaç ay önce okulu bırakmıştı. Çocukluğundan beri zaten hiç ısınamamıştı okula. Ailesinin ve çevresinin dayatmasıyla yine de üniversiteyi kazanmayı başarmıştı. Ama artık okul birinci sırada değildi onun için. Kariyeri ve geleceği umurunda değildi. Bu hayat tarzı onun değildi. Parası yoktu, aile bağları zayıftı. Yalnız başınaydı ve sadece birkaç ay idare edebilecek kadar maddi güce sahipti. Yine de bir mutluluk b...

Ölü holigan

Resim
Rus kadının tiz ve bir o kadar da duygusuz sesiyle uyandı delik deşik uykusundan. Çıkmadı yataktan bir süre, bu yataktan bir sefer kalktığı anda bir daha yatamayacağını biliyordu. Kadın Sibirya’da işlenen bir cinayeti anlatıyor, detayları da aynı durgun ses tonuyla aktarmaya devam ediyordu.  Kadını yaratmaya çalıştı zihninde. Hem kadın hem de zihninde insan canlandırma oyunu Tatiana’dan hatıra kalan bir anıydı aslında. Rusya’da üniversiteyi kazandıktan sonra bu ülkeye gelmiş ve hep imrendiği tarihi eserlerle Rus edebiyatının en önemli yapıtlarını Rusça okumayı başarmıştı. Bu soğuk ülkede sürekli kalmak üniversitedeki ilk yıllarında aklında yoktu. Bir an önce gerekli eğitimi alıp İstanbul özlemini dindirmeyi düşünmüş ancak Tatiana hayatına girince dünyası değişmişti.  Bu soğuk şehri onunla keşfettiği günleri hatırladı. Dünyada Ruslar kadar çatlak bir millet var mı diye merak ediyordu. Sarhoşların ve yazarların şehri Moskova’da gece kulüplerinden kütüphanelere ka...

Tembel hayaller

Resim
Yağmurun ayrı bir anlamı vardır İstanbul için... İmparatorluktan cumhuriyete geçen şehre sanki yağmur büyük bir aşkla yağar. Öyle tinsel bir dokunuşla düşer ki aşkına, bu eşsizlikten şiirler yazabilir ruhu derin biri. Yağmurlu bir sabahta uyandılar minik az eşyalı evlerinde. Odanın içindeki  kahve  kokusu huzurla dans ediyordu. Geçmiş yıllardan kalma bir dağ evinde olduklarını düşündü adam. Bir elinde Balzac'ın Goriot Baba'sı diğer elinde  kahve  fincanı ve biraz ileride tüten sigara ahenkli görünüyordu düşünceleriyle. Camdan dışarı baktı, minareleri ve çanları gördü.  Şehrin silüeti dağ evi hayallerini bir köşeye itse de yağmur İstanbul'a aşıktı, koca şehir de ona. İçeriden tıkırtıların geldiğini duydu. Yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. Sigarasından bir nefes çekti ve kahvesinden yudumladı. Yağmur şiddetini arttırıp Brahms'ın notalarına eşlik ederken evin köpeği yavaşça yanına sokuldu. Kitabı bıraktı, köpeği sevmeye başladı usul usul. ...